ölüm üzerine kısa hikayeler32 yorum var - 09 Nisan 2008 23:57Bundan tam bir yıl önce, bir süreden beri varlıklarından haberdar olduğum ama bir şehir efsanesi olarak gördüğüm intihar sitelerinden birine rastladım. başlangıçta sadece meraktan yazılanları takip ettiğim sitede, zamanla düşünceleri benim gibi olan birkaç arkadaş edindim.şimdi burada anlatamayacağım uzun yazışmalar ve karşılıklı tanışma faslından sonra site içinde marjinal küçük bir gruba dahil oldum. dünyanın her yerindeki site mail grupları ve msn space sayfaları sayesinde aynı isteklere sahip insanlarla iletişime geçtim.hayattan beklentileri kalmamış yaşlılar, yanlış yerde ve zamanda doğduklarına inanan ergenler,ölümcül hastalar, tutunamayanlar ve her çeşitten insanla temasa geçtim.hepsinin tek ortak özelliği ölmek istemeleriydi.dahil olduğum grubun amacı bu insanlar için çözüm üretmekti.ama bu çözüm toplum tarafından kabul görecek bir çözüm değildi.bu insanlar ölmek istiyordu ancak bunu yapacak cesaretleri yoktu.bunun üzerine bir sistem oluşturduk.bu sistemi anlatacak en iyi cümle ölmek için öldürmek.bazıları bunu vahşice bulabilir, ama biz de içinde var olmak istemediğimiz bir dünyada zorla yaşatılmaya çalışılmamızı vahşice buluyoruz.zamanı geldiğinde anlaştığın bir kişiyi kendi istediği yöntemle sonsuz huzura yolluyorsun(öldürmek terimi yaptığımız işi tam karşılamadığı için huzura kavuşmak diyoruz biz buna) ve işin bittiğinde sıra sana geçmiş oluyor. yöntemini seçip zamanını bekliyorsun.şimdi sıra bende.son bir haftadır tüm hazırlıklarımı yaptım,ailem ve sevdiklerimle kendimce vedalaştım. Adam okuduklarına inanamıyordu şaka olmalı bu diye düşündü.az önce bir siteden tanıştığı, biraz muhabbetten sonra kamera açtığı bu sakin tavırlı kız yazmamıştı sanki bunları.kafasını kaldırıp monitördeki kızın gözlerinde korku ya da hınzırca bir bakış aradı, bulamadı.bu kız az sonra ölecek ve ben buna şahit olacağım, buna inanmak için deli ya da saf olmalı insan diye geçirdi içinden.suratından anlık bir alaycı gülümseme geçti.sanal dünyada herkesin fantezisi farklıydı.bugüne kadar evli bekarlar, bekar olup hayali kocalar yaratanlar, sosyal statülerinden tutun da yaşadıkları yerlere kadar her şeyi uyduranlar, başka bir insanın kişiliğine bürünenler, neler neler görmüştü...ama açıkçası bu kadar yaratıcı bir hikaye onun bile sınırlarını zorluyordu.sonra tekrar kızın kameradaki görüntüsüne baktı.şekilli dudaklarına, ince yüzüne.şile bezinden beyaz bluzu içinde hafifçe belli olan göğüslerine.biraz arıza ama çok güzel bir kızdı. zaten çirkin olsaydı bu kadar saçmalığa katlanmaz, çoktan çıkardı msn'den. madem oynamak istiyor ben de katılırım diye düşündü. çok başarılı. white rabbit 10 Nisan 2008 00:03takriben 22 yıldır okuma yazma bilip hala bir nokta bir virgül ne işe yarar bilmeyen,hatta noktalı virgülü bir çeşit mevsim salatası sanan bu cahilin inatla metinlerinde düzeltme yapan white rabbit kişisine teşekkürü borç bilirim. rumble fish 10 Nisan 2008 00:10birde eklemekte fayda görüyorum o katil zaten beni öldürün diye yalvarıyor tıpkı kurban gibi... rumble fish 10 Nisan 2008 00:11Çok başarılı bir çalışma, Çok etkileyici cidden. Zagnafein 10 Nisan 2008 00:15ehm öhm. kendimi önemli biriymiş gibi hissettim yahu. insan hiçbir şeye sahip olmayınca, nokta- virgül ayırabildiği için bile onore olabiliyormuş demek ki. hey gidinin white rabbiti, kim derdi ki... white rabbit 10 Nisan 2008 00:15eklemlerine faydan yok senin.. ersates 10 Nisan 2008 00:17zagnafein başlangıçta kısa film projesi olarak düşünmüştüm o yüzden fark ettiysen diyaloglar biraz sallama oldu rumble fish 10 Nisan 2008 00:20Dialog kullanmamışsın zaten rumble, 8mm vardı o tatta. Zagnafein 10 Nisan 2008 00:25okumak istedim ama,nedense icimden gelmedi.. buyuk ihtimal guzeldir. verdim gitti puğani. Depression 10 Nisan 2008 00:45anca iş bul de sen a.q .bir günden bir güne rumble gel sana iş buldum maaşı güzel çalışma saatleri uygun dedin mi?? anca bik bik konuş hayır belki bir ibret olur diye şah damarı da kestirdik ama hala tık yok. yani özetle chine bana iş bul lan allahsız söz bak sana da bakıcam( bu kısmına ben bile inanmadım ama profesyonel bir yalancı olduğumdan gözümü bile kırpmadan söyledim) rumble fish 10 Nisan 2008 15:16Blog sahibi -sanırım- üşengeç olmasa diyalog ve psikolojik detaylarla 'daha da' güzelleşirdi bu yazı. Kısa film/öykü olarak yazılması okuyanın daha fazlasını istemesine engel değil sonuçta. Bir de soracam ama çekiniyorum; bloglar bir, iki diye giderken üçüncüde isimde niye büyük harfler kullanılmış? Bir yazıda caps lock açıldıysa ben o yazıdan ve sahibinden çekinirim açıkçası. john falstaff 10 Nisan 2008 15:28blog sahibi-ki bu ben oluyorum galiba- üşengeç olmasa dünya daha güzel bir yer olurdu ama gel gör ki çorabını bile giymek için en az ÜÇ saat düşünüyor. rumble fish 10 Nisan 2008 15:35ölmek için senin arabayı almanı bekliyorum.gerçi bu hesapla sonsuza kadar yaşamam lazım ama :)) rumble fish 10 Nisan 2008 21:09senaryoların gerçek olmasını diliyorum! akarev 10 Nisan 2008 21:34o değil de bu sinemacı takımında hala, bu öyküden çok güzel film olur, tiyatro olur, opera olur diye kanal yapmalar var ya, ikrah ettim lan... sanat, ne zaman karşı cinse ulaşma aracı olmaktan çıkacak bilemiyorum... sesibuzusesiceler 14 Nisan 2008 00:38yazar burda yaz aşklarını anlatmış. o aşkların yaz bitince nsl bıçakla kesilmiş gibi bittiğinden dem vurmuş.küçüklerin alınlarından büyüklerin ellerinden öpmüş vs.vs.. rumble fish 16 Nisan 2008 16:32bu yazıyı bir yerden okuman imkansız... rumble fish 17 Nisan 2008 01:37neden bahsettiğin konusunda benimde bir fikrim yok..ama kafa karıştırmadan önce spesifik değil kesin bilgilerle yola çıkarsan herkes açısından daha ii olur der bende ii geceler dilerim rumble fish 17 Nisan 2008 02:08bu yazıya puanı basanlar:
|